Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz

KÖŞE YAZILARI 29.06.2026 - 15:37 100 kez okundu.
 

Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz

Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz
Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz Gazetecilik, sadece bir meslek değildir. Gazetecilik, halk ile gerçekler arasında kurulan köprüdür. O köprü yıkılırsa geriye yalnızca söylentiler, dedikodular ve karanlık kalır. Bu yüzden basının özgürce görev yapabilmesi, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkıdır. Ne yazık ki son dönemde hemen her olayda aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Bir olay yerine gidiyoruz, kameramızı çıkarıyoruz, görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Daha ne olduğunu öğrenemeden, kamuoyuna doğru bilgi ulaştıramadan ilk karşılaştığımız cümle şu oluyor: "Çekim yapamazsınız." Peki neden? Hangi kanuna göre? Hangi hukuki gerekçeyle? Hangi yetkiyle? Gazetecinin kamuya açık alanda haber amacıyla görüntü alması, Anayasa'nın güvence altına aldığı basın ve ifade özgürlüğünün doğal bir parçasıdır. Elbette güvenlik güçlerinin olay yerini emniyet altına alma görevi vardır. Deliller korunmalıdır, vatandaşların can güvenliği sağlanmalıdır. Ancak bu görev, gazeteciliği tamamen engelleme yetkisini kimseye vermez. Özellikle sahil güvenlik ekiplerinin görev yaptığı birçok olayda, daha kamerayı açmadan "çekim yasak" denilmesi artık sıradan bir uygulama hâline geldi. Oysa gazeteci oraya meraktan gitmez. Magazin yapmak için gitmez. Halk adına oradadır. Vatandaşın vergileriyle görev yapan tüm kamu kurumları gibi Sahil Güvenlik Komutanlığı da halka hizmet etmektedir. Halkın hizmetinde olan kurumların faaliyetlerinin, hukukun çizdiği sınırlar içinde kamuoyu tarafından bilinmesi ise demokrasinin gereğidir. Şeffaflıktan neden korkuyorsunuz? Doğru haberi engellediğinizde yanlış bilgilerin önünü açarsınız. Gazeteciyi uzaklaştırdığınızda sosyal medyada yayılan doğrulanmamış görüntüler ve asılsız iddialar daha fazla dolaşıma girer. Oysa görevini yapan gazeteci, bilgiyi doğrular, resmi açıklamaları alır ve kamuoyunu sağlıklı şekilde bilgilendirir. Basın düşman değildir. Gazeteci suçlu değildir. Elindeki kamera bir silah değil, gerçeği kayda alan bir tanıktır. Bugün gazetecinin kamerasını engelleyen anlayış, aslında halkın gözüne perde çekmektedir. Çünkü gazeteci yalnızca kendi adına değil, olay yerine gelemeyen binlerce insan adına oradadır. Unutulmamalıdır ki basın özgürlüğü, sadece gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkının da teminatıdır. Gazetecinin susturulduğu yerde halk gerçekleri öğrenemez. Gerçeklerin karartıldığı yerde ise güven değil, kuşku büyür. Biz gazeteciler görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Hukukun verdiği haklar çerçevesinde gerçekleri yazacak, görüntüleyecek ve kamuoyuna ulaştıracağız. Çünkü bu meslek, baskıyla değil cesaretle yapılır. Ve buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse halkın haber alma hakkını engelleyemez. Hiçbir kurum, hiçbir görevli ve hiçbir keyfi uygulama, gerçeğin önüne duvar öremez. Çünkü gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Basın susturulursa kaybeden gazeteciler değil, toplum olur. Bugün engellenen bir kamera, aslında milyonlarca insanın gözüdür. O gözü kapatmaya kimsenin hakkı yoktur! Özgür Basını Susturamazsınız! Gazeteci Ali Arslan
Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz
Halkın Haber Alma Hakkını Engelleyemezsiniz Gazetecilik, sadece bir meslek değildir. Gazetecilik, halk ile gerçekler arasında kurulan köprüdür. O köprü yıkılırsa geriye yalnızca söylentiler, dedikodular ve karanlık kalır. Bu yüzden basının özgürce görev yapabilmesi, yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkıdır. Ne yazık ki son dönemde hemen her olayda aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Bir olay yerine gidiyoruz, kameramızı çıkarıyoruz, görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Daha ne olduğunu öğrenemeden, kamuoyuna doğru bilgi ulaştıramadan ilk karşılaştığımız cümle şu oluyor: "Çekim yapamazsınız." Peki neden? Hangi kanuna göre? Hangi hukuki gerekçeyle? Hangi yetkiyle? Gazetecinin kamuya açık alanda haber amacıyla görüntü alması, Anayasa'nın güvence altına aldığı basın ve ifade özgürlüğünün doğal bir parçasıdır. Elbette güvenlik güçlerinin olay yerini emniyet altına alma görevi vardır. Deliller korunmalıdır, vatandaşların can güvenliği sağlanmalıdır. Ancak bu görev, gazeteciliği tamamen engelleme yetkisini kimseye vermez. Özellikle sahil güvenlik ekiplerinin görev yaptığı birçok olayda, daha kamerayı açmadan "çekim yasak" denilmesi artık sıradan bir uygulama hâline geldi. Oysa gazeteci oraya meraktan gitmez. Magazin yapmak için gitmez. Halk adına oradadır. Vatandaşın vergileriyle görev yapan tüm kamu kurumları gibi Sahil Güvenlik Komutanlığı da halka hizmet etmektedir. Halkın hizmetinde olan kurumların faaliyetlerinin, hukukun çizdiği sınırlar içinde kamuoyu tarafından bilinmesi ise demokrasinin gereğidir. Şeffaflıktan neden korkuyorsunuz? Doğru haberi engellediğinizde yanlış bilgilerin önünü açarsınız. Gazeteciyi uzaklaştırdığınızda sosyal medyada yayılan doğrulanmamış görüntüler ve asılsız iddialar daha fazla dolaşıma girer. Oysa görevini yapan gazeteci, bilgiyi doğrular, resmi açıklamaları alır ve kamuoyunu sağlıklı şekilde bilgilendirir. Basın düşman değildir. Gazeteci suçlu değildir. Elindeki kamera bir silah değil, gerçeği kayda alan bir tanıktır. Bugün gazetecinin kamerasını engelleyen anlayış, aslında halkın gözüne perde çekmektedir. Çünkü gazeteci yalnızca kendi adına değil, olay yerine gelemeyen binlerce insan adına oradadır. Unutulmamalıdır ki basın özgürlüğü, sadece gazetecilerin değil, toplumun haber alma hakkının da teminatıdır. Gazetecinin susturulduğu yerde halk gerçekleri öğrenemez. Gerçeklerin karartıldığı yerde ise güven değil, kuşku büyür. Biz gazeteciler görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Hukukun verdiği haklar çerçevesinde gerçekleri yazacak, görüntüleyecek ve kamuoyuna ulaştıracağız. Çünkü bu meslek, baskıyla değil cesaretle yapılır. Ve buradan açıkça ifade ediyorum: Hiç kimse halkın haber alma hakkını engelleyemez. Hiçbir kurum, hiçbir görevli ve hiçbir keyfi uygulama, gerçeğin önüne duvar öremez. Çünkü gerçek er ya da geç ortaya çıkar. Basın susturulursa kaybeden gazeteciler değil, toplum olur. Bugün engellenen bir kamera, aslında milyonlarca insanın gözüdür. O gözü kapatmaya kimsenin hakkı yoktur! Özgür Basını Susturamazsınız! Gazeteci Ali Arslan
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sovtna.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.